yükleniyor
Son güncellenme :28.08.2013 3:24

Anasayfa > genel > CEYHAN GERÇEKLERİ BİLİYOR !

28.08.2013 Çar, 3:24

CEYHAN MUZ CUMHURİYETİ Mİ?

Köşe yazı resim

Sevgili okurlarımız; Mübarek Ramazan ayının hepimize sağlık , esenlik ve bereket getirmesini temenni ederken . Herkese hayırlı oruç tutmayı Cenab-ı Allah’ın nasip eylemesini; Tüm Müslüman Alemine ve insanlığa da hayırlara vesile olmasını dileyerek yazımıza başlıyorum. Çokta uzun olmadı son köşe yazımızı yazalı. Dostlar sorar ne oldu! Ne zaman yazılara başlıyorsun? Sadece ‘doğruları yazma’ sözümüz vardı. Birileri eminim dört gözle bekliyordur, kimilerinin de hiç işine gelmeyecektir yazılarımız. Bildiklerimizi, gördüklerimizi ve arşivimizde özenle sakladığımız o kadar çok bilgi var ki. Konuşması gerekenler susar bu ilçede, ya korkarlar ya da işlerine gelmez. Kimsede çıt yok! Ellerinde belgeleri olanlar ve bazı gerçekleri bildikleri halde nedense kendi çıkarları doğrultusunda beklemeyi uygun görenlerde var tabi ! Ne zamanı bekliyor? Siz de bilirsiniz bunları! Biz yine en doğrusu bildiğimiz işi yapalım radyo programlarından, tv programlarına, sunuculuktan gazeteciliği kadar bilgi ve birikimlerimizi baylaşalım naçizane… Hani bir sloganımız vardı “YAZMAKTAN ÇOK KONUŞMAYI TERCİH EDERİM” demiştik önceki yazımızda. Sabah radyo programlarımızda, konuştuğumuz o dönemlerde çok sorduk, Burası Muz Cumhuriyetimi? TÜRKİYE’nin Muz İlçesi mi koyalım adını? diye… Yok arkadaş burası ; Adana’nın Ceyhan İlçesi. Ceyhanlılar unuttu mu sanılıyor acaba yaşananları? Herkes unutabilir ama ben unutmadım; Ne konuştuysak Ceyhan’ın menfaatleri ve gerçekten problemlerin düzeltilmesi yönünde idi. Düzeltmek, onarmak ve hataları gidermek yerine nedense karalama politikası yaptılar. Kendi yandaş medya ve sitelerinde, farklı bir güdümleme yarışına girdiler. Tavır aldılar, her gittikleri yerde kötülediler, CRT ye reklam vermeyin, gazete aboneliğinizi sonlandırın yönünde direktif ve kesin emirler verdiler. Bizi susturmaya ve durdurmaya yine de güçleri yetmeyince bu kez satın aldık dediler. Ceyhan’da Medya olmanın zorlukları bu ya; İki reklam yapar, bir haber yazarsın ‘Satılık Gazeteci’ derler hemen.

CEYHAN BİLİYOR, CEYHANLI UNUTMADI… Ceyhan Biliyor, CRT FM’de ‘Günaydın Ceyhan’ sabah programımızda ne konuştuk ise hepsinin tek tek gerçekleştiğini ! Bunları bilmek için kahin olmaya gerek yok “Görünen Köy Misali” biraz daha konulara objektif bakmak yeterliydi aslında. Bugün Ceyhan’da çok önemli sorunlar diye konuşulan problemleri, biz yıllardır sabah kuşağında mizahla karışık kafalarına vurduk, ancak biz söyledik “Ceyhanlılar ve Gönül dostlarımız” dinledi. Onlar anladı bizi, bazıları anlamak istemedi. Yaptığımız tüm programların kayıtlarını tutuyorum, bugün gündem başlığı olarak tartışılan bir konuyu, ben dört yıl önce programımda işlemiş çözüm yollarını anlatarak yayınlamış bulunuyorum. Ceyhan Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü’nün Adana Belediye Başkanlığına oynayacağını söylediğim günlerde eminim bana kendi ailesi bile gülmüştür. Bugün ne kadar yerinde ve doğru tespitlerde bulunduğumu görelim. Dahası var. Önceki aylar içerisinde, çıkan bir yangın gündeme bomba gibi düştü. İtfaiye ekipleri geliyor ve 7. kata müdahale edilemediği için ev yanıp kül oluyor. Biz bu konuyu tarihleriyle hangi yıllarda işlediğimizi de isterseniz söyleyelim. Herkes ben söylemiştim dedi, Biz sustuk. Bu konuları yıllardır söylüyor anlatıyoruz, buna benzer trajikomik birçok yaşanan olay gibi. Önceki yıllarda alınan makam arabasının uçan araba olup, olmadığını sormuştuk? Yeni alınan zabıta aracı ve birimlere alınan arabalar “Belediye Binası”önünde sergilendi, hatta haber de yapılmıştı. Nedense, Hyundai Bayiinden yirmi gün öncesinden üzerine yazı yazılarak ayrılan makam arabası günler öncesinden alınmasına rağmen görücüye çıkarılmayarak saklandı. Uzun itfaiye merdiveni olan bir aracımız yokken; Üç makam arabasına bir yenisini eklemenin çok mu acelesi vardı. Önceki makam araçları amirlerin emrine verilirken, her kısım müdürüne bir özel araç tahsil etmeyi düşündük, ağaçta mahsur kalan kediyi kurtaracak, Üç kat üstü çıkan yangınlara müdahale edecek bir ‘Uzun Merdivenli’ itfaiye aracını akıl edemedik… Yıllardır konuştuğumuz konular sadece bu kadarla da sınırlı değil! Bazı haberlerle karşılaşırdık; İtfaiye ekibimize seminer verilmiş, toplantı yapılmış, falan yapılmış filan yapılmış. Ya kardeşim bırakın bunları. Çukurova’nın en tecrübeli ve cesur İtfaiye ekibine sahibiz ama! Adamlara gerekli malzeme ve teçhizatları tedarik edemiyoruz. Bir haberci olarak Ceyhan’da o kadar çok intihar olayına şahit oldum ki anlatamam. görüntüleri tekrar, tekrar izlediğimde kendimden utanıyorum, Ne yazık ki utanması gereken sorumlular yok bu İlçe de ! Bir kardeşiniz çıkmış apartmandan atlayacak, Aşağıda dört tane memur, uydurma bir branda çadır germişler, birinin elinde cep telefonu, bir diğerinin elinde sigara. Akıl sır ermeyen işler. “Zor Şartlarda Çalışmak Bu Olsa Gerek” Yıllar sonra yeni bir “İtfaiye Binası” kazandırdık bu başarılı ekibe, O da işimize geldiği için. Eski itfaiye arsamız artık tarih oldu, nedenini siz benden daha iyi biliyorsunuz… Bize soran bazı guruplarda var tabi; Ya kardeşim Sizde Başkanın Reklamlarını yaptınız, şimdi neden yaptıklarını konuşmuyorsunuz? Konuştuk canım kardeşim; Biz Başkan Hüseyin Sözlü’nün ilk dönem yaptığı parkları da, yolarlıda hizmetlerini de çok konuştuk. Allah razı olsun dedik. Ya sonrası ? Ne oldu ikinci ve üçüncü dönem o büyüye? Ne övüneceğimiz bir yolumuz ne de elle tutulur bir hizmet kaldı. Bambaşka konulara, bambaşka yaklaşımlar… Bilboardlar da göstermelik afişlerin dışında hizmetten çok insanlarla dalga geçildiğini de gördük. Resimlerin altında umulmadık şeyler oluyor. Kağıt Üzerinde Çok havalı duruyor, Yaldızlı cümleler hazırsa , yaylalar yaylalar… Bu ilçede su sorunu var dediğimiz de, kötü gazeteci olduk. Vatan haini ilan edildik. Satılık gazeteci, taraflı gazeteci ve hatta birilerinin adamı ilan edildik. Su sorunu için eylem yapan Ceyhanlıların görüntülerinde izledik, Başkan Sözlü’nün eli cebinde feryat eden İlçemin kadınlarına ‘Hidrofor alın biz bu sorunu İki ay sonra gidereceğiz’ dediğini. Radyo programında iddia ettim bu yazda yetişmeyecek diye; ‘Bismillah dedik’ başlığıyla bu insanlara sadece vaatlerden öteye gidilemeyeceğini, aksi halde bu mesleği bırakacağımı dile getirmiştim. Ceyhan’da kaç ramazan ayı içerisinde susuz kaldığımızı söylememize gerek yoktur her halde? Başkan Sözlü’ye soralım, yaklaşık 18 Trilyon Bütçe ile “Bismillah Diyerek Başladık” dediğiniz Ceyhan’ın içme suyu projesi ne durumda? Yıl 2013 ve yine Mübarek bir Ramazan Ayı içerisine su sorunuyla boğuşan ilçemiz için ne söylemek ister? Bize ulaşan bazı iddialara göre halen bitirilemeyen projede, müteahhit firmasının İşi yarım bırakıp gittiği, bu yazda su probleminin giderilemeyeceği konuşuluyor. Suyu çıkan bu projede başka bir yaza kaldıysa açıklama yapın da, Ceyhan halkı olarak başımızın çaresine bakalım…

BUNLARI DA UNUTMADIK… Ceyhan Biliyor; Bir zamanlar Ceyhan’ı kuzey-güney diye ikiye ayırdıklarını. Güneye hizmet yağarken, On yıl sonra 6 Ocak ve Küçük Kırım mahallelerine sadece asfalt döküldüğünü. Ceyhan Biliyor; Yıllardır su probleminin bitmediğini, Her yağmur yağdığında işyerlerinin sular altında kalıp esnafların feryat ettiğini(Kızılay Caddesi-Sahil Yolu Esnafı-Sanayi ve aşağısındaki tüm mahalleler) Ceyhan Biliyor; Mübarek ramazan ayı içerisinde, sahur vaktinde sokak köpeklerinin dozajları yükseltilmiş bayıltıcı tüfekle katledilip öldürüldüğü, konunun kapatılması için “Hayvan Bakım ve Koruma Barınağının” yapıldığını. Ceyhan Biliyor; Her yaz bir fabrikanın saçtığı kokudan bazı mahallelerde (Sarısakal-Tuzlugöl vs.) durulamazken, sponsor oldukları ve bazı ihtiyaçları ödenekle karşıladıkları için sessiz kalındığını. Ceyhan Biliyor; İşimize gelen petrolü kapatıp, işimize gelenlere de en güzel arsalarımızın petrol yapılması için ruhsat verilip tahsil edildiğini. Sevgili dostum O kadar çok şey var ki; Ana britannica serisi gibi uzar gider. Ama şunu bilirim “Kimsenin Ahı Kimsede Kalmıyor” Ceyhan-Osmaniye D-400 karayolu üzerinde yeni mezarlık civarında çadırlarda geçimini sağlayan tarım işçilerinin yanlarındaki yörüklerin ayrılmasından hemen sonra oradaki su vanasının iptal edilip sularının verilmediğini. Son dönemlerde kurumlar arası ayrımcılık ve küskünlüğün sebeplerini, esnafların gördüğü reklam zulmünü… Ve hatta yıllar öncesinde evleri yuvaları dozer ve greyderler ile yıkılan, çocuklarıyla dışarıda kalacak olmanın verdiği acı ile kepçenin önüne geçip yıkımın durması için kafasında tuğla kırarak engellemeye çalışan baba ve ağlayarak yalvardıkları halde zorla dışarı çıkarılarak evlerinden atılan o insanların halleri. Son günlerde yaşadığımız yıkım olayı gözümün önüne geldiğinde şunu söylüyorum; Gerçekten öyleymiş “Kimsenin Ahı Kimsede Kalmıyor” Yüce Rabbim, Ne Benim Nede Bir Başkasının, Kimsenin Ahını Kimsede Bırakmıyor…

“BAŞKAN HÜSEYİN SÖZLÜNÜN MİLLİYETÇİLİK KAVRAMI” Yıllar Öncesin de İki kafadar fikir birliği yaparak işimizle alakalı bir proje geliştirip, Ceyhan’da bir eksikliği giderelim dedik; Üç ay boyunca çevre İl ve İlçelerde incelemeler yaparak, ‘Fotoshop’ programı ile yerlerini sanal ortamda belirleyerek LED ekran projesini hazırlayıp, zamanın Kültür Müdürü Mehmet Ali Arslan nezdin de, projemizi Sayın Sözlü’ye sunduk. İlk aldığımız cevap; Bilboardları Ceyhan’a kuran Alman firmasının buna kısıtlama getirdiği ve bunu kurma yetkimizin bulunmadığı yönünde idi. Yılmadık; araştırmalarımıza devam ederek aynı taktiklerin Osmaniye’de yapılmasına rağmen Let ekranın bazı koşullarla kurulduğunu öğrenerek konuyu Ceyhan’da yapabileceğimizi buradaki zatı muhterem yetkili arkadaşa izah ederek, Ceyhan’a bu projeyi genç Ceyhanlı olarak yapmak istediğimizi belirttim. Sayın Arslan “Biraz bekleyin size döneceğim” demesi ne rağmen Yaklaşık iki ay sonra öğreniyoruz projemiz Mersinde bir firmaya verilmiş ve kendilerine sunduğumuz dosyada nereleri uygun görüp sanal ortamda yerleştirme yaptıysak LED Ekranlar oraya dikildi. Fotoğraflayarak bizzat arşivledim, haftanın iki günü ekran açık, diğer günler ya dosya hatası, ya kapalı, ya da İngilizce terimlerde arıza ve uyarı yazıları ile berbat bir halde. Ceyhanlı esnaflarımızın dünya kadar para vererek yayınlanmasını istediği reklamlar rezil durumda. Şikayetler artar, iki kez el değiştirir ve dostlar en son geçtiğimiz aylarda Ceyhanlı bir reklamcı kardeşimiz aldı da biraz düzene girdi. Ceyhan’da parkomat uygulamasına tepki çok oldu. Bu konuda yorum yapmıyorum. On Ceyhanlı kardeşimiz ekmek yediği için ‘Parkomat’ uygulamasının içeriğinden, nasıl işlediğinden hiç bahsetmeyeceğim, sadece aklımı karıştıran şu! Ceyhan’da bu işi yapacak iş adamı ya da vatandaş olmadığı için mi İhale Maraş’a verildi? Adana’da kitap fuarında geziyorum; Başkan Sözlü özel kalemi İsmail Taymaz ve ekibi ile fuar alanında gezi ve inceleme yapıyor, kitap satın alıyor. Sevgili okurlarım sayısını pek hatırlamıyorum ancak, Sayın Sözlü’nün bazı kitaplardan Otuzun üstünde aldığını ve ekibinin kucakladığını gördüm. Bir şey daha gözümden kaçmadı! Ceyhanlı genç bir yazar kardeşiniz kitap Fuarında yazmış olduğu kitabı tanıtıp, ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekerken, Standı gezen Başkan Sözlü’nün tek bir kitap aldığını, İsmail Taymaz’ın ise verdiği o küçük paranın üzerini alıp cebine koyduğunu gördüm. Bir Ceyhan’lı olarak utandım, Genç yazar kardeşimiz ne düşündü bilmem ama, ben mahçup olmasın diye arkamı dönüp oradan uzaklaştım…

‘’AKTİF GAZETECİLİK” Ceyhan’da Gazetecilik yapmakta zor zanaat dostum. bunun, hırsızı var, yobazı var, yalakası var, aktif olanı var, aktif olmadığı halde masa başı haberciliği yaparak geldiği yeri unutan soytarısı var. Ama gerçekten İlçemizde bu işi yapmak zor, Çünkü Ceyhan’da herkes gazeteci! Nasıl oluyor anlamıyorum ama oluyor, siyasi grupların yandaşları bile gazete çıkarır oldu. Mesleğin içindedir, birikimi vardır, Okulunu okur, aileden gelir.Saygı duyarım. Ama meslekle uzaktan yakından alakası olamayan herkes bu ilçede gazeteci… Gerçekten gazeteci olanında işi zor! Bu da son moda “SEN KİMİN ADAMISIN” Haberci olarak doğru olanı yazmak ta bulmaca oyununa döndü. ‘Kaymakam hakkında iyi haber yaparsın “Kaymakamın” , Belediye Başkanı hakkında olumlu haber yaparsın “Başkanın Adamı’”kılıfını giydiriyorlar hemen. Allaha Şükür “Biz Kimsenin Adamı “değiliz… Kimse sormuyor; Nasıl ayaktasın, bu kadar baskılara nasıl dayanıyorsun, gazeteni nasıl çıkartıyorsun? Bu kadar düzenbazın, sahtekarın, şakşakçının, kalemşorların arasında dürüst ekmek kazanmak için nasıl sağlam duruyorsun demiyor. Hakkını yememek lazım, habere koşan, bu işi layığı ile yerine getiren anlından öpülesi bir avuç topluluk kaldık. İsterim ki her kes aynı azmi göstersin, sadece yuvarlak masa toplantılarına değil de, tüm olaylara aynı hassasiyeti göstererek bu mesleğin onurlu ismini hak etsin. Birilerine yaranmak ya da seçim öncesi ne götürürsem o kardır diyerek gazete çıkaranlara da alıştık. Vatandaşın seçimi de önemli bu ilçede. Sadece iyi haberlerimi yapsın, sırtımı sıvazlasın, adamım olsun diye üç beş çapulcuya pirim verirsen, halkın gözünde de en az onun kadar değersizleşirsin. Seçim geldi, gazetecilik kılıfı takmış sahtekarların her dönem oyunlarını gördüğümüz halde aramızda dolaştığını görmek de mümkün. Bir dost tavsiyesi; Oyuna gelmeyin Yobazların para tuzağına düşmeyin derim sadece.

‘’HAYSİYET SINAVI” Ceyhan’da neo liberal siyaset, cep milliyetçiliği, seçim yobazlığı derken bir de yenisi çıkmıştı ‘’Medya Terörü’’ demiştik sevgili dostum son yazımız da. Bir tanesi sahte lakap ile çıktı, ortaya çamur atmaya, ağababasına yalakalık yapmaya başlamıştı. Gazetecilik taslayan soytarı bize gazetecilik dersi verecek, şöyle gazetecilik yapacağız falan diyerek rüzgar oluşturmaya çalışıyordu. Hoş dansözün sesi de çıkmadı son yazımızdan sonra. Sesleri çıkmadığına göre ağababalarının peşinden gitmişlerdir, burada onlara ekmek kalmadı!.. Çok şükür bu İlçede kimin gerçek gazeteci, kimin üçkağıtçı olduğunu da Ceyhan iyi biliyor. Bana gelince, çok çamur atıldı, tutmasa da izi kalır dediler, ancak başaramadılar. Bu yazımızın ardından bile aynı senaryolara hazır olduğumuzu da görecekler. Bu meslek uğruna ‘Ölüm Gelse de Başımızın Tacı’ 10 yıl önce nasılsak bugün yine aynıyız şükür. CRT Kapanabilir, Patron değişir hisseler satılabilir, ama anlatılacak Cesur ve Temiz bir İsim olarak kalırız İnşallah. Rahmetli Alparslan Türkeş’in dediği gibi, “insanlar yoksulluğa, açlığa, susuzluğa tahammül ederler. Fakat adaletsizliğe, hor görülmeye, aşağılanmaya asla müsaade ve müsamaha etmezler” her yazımız bunun bir ispatı olacaktır. Sevgili okurlarım; Önünüzde Saygı ve Minnetle eğilirken, yeni yazımda görüşmek üzere, değerli vaktinizi bize ayırarak yazımızı sabırla okuduğunuz için teşekkür ediyorum…

‘’GÜNÜN SÖZÜ’’ (Mehmet Âkif Ersoy) Yüzsüzdür insanoğlu, kimse bilmez fendini, Kime iyilik yaptıysan, ondan koru kendini…


YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.